Âşıq Ali (18. Yüzyıl)


Azerbaycan'ın Karacadağ bölgesinden olan âşığımızın doğum ve ölüm tarihi belli değildir. Sözlü kaynaklardaki bilgilerden öğrendiğimize göre 18. yüzyıl âşıklarındandır. Âşıklar arasında "üstad âşık" olarak bilinmesi; devrinin âşıkları arasındaki saygınlığını göstermektedir.

 

Âşıq Ali'nin şiirleri, zamanında derlenmediği için büyük ölçüde kaybolmuştur. Elimizde "geraylı" ve "koşmaları" bulunan Ali; sevgilisinden, talihinden şikayet eder.

 

AYRILANIN

Ay ağalar bele mi olur?

Halı yardan ayrılanın.

Qayıdib! sarpa düşermiş,

Yolu yardan ayrılanın.

 

Dağdan duman ötmez imiş,

Gül tikansiz bitmez imiş,

İşe, güce getmez imiş,

Eli yardan ayrılanın.

 

Dağlardan duman çekilir,

Gedib ümmane tökülür,

Onbeş yaşından bükülür,

Beli yardan ayrılanın.

 

Eli deyir, alır imiş,

Derdi cana sahr imiş,

Söylemekten qahr imiş,

Dili yardan ayrılanın.



 

OLMUŞAM

Ne saatda geldim dünya evine,

Şümsitara qara baxth olmuşam,

Taleyim bed, günüm qara, cefakeş,

Hicran evli, derd otaqlı olmuşam.

 

Eeleq qoymadı ki, birce yarıyam,

Gözüm açdım gördüm üzü qarayam,

Derd ü möhnet, hicran, qem serdarıyam,

Bu dünyada derd sınaqlı olmuşam.

 

Eli'yem, çox çekdim derd ü beladan,

Qem el götürmedi men mübteladan,

Alem-i ervahda gal ü beladan,

Hof ciyerli, qara dağlı olmuşam.