Qurbanî (16. Yüzyıl)


16. yüzyıl Azerbaycan âşıklarından olup, doğum ve ölüm tarihi belli değildir. Çeşitli kaynaklardan öğrendiğimize göre Güney Azerbaycan sınırları içerisinde bulunan Diri köyünde doğmuştur. Şiirlerinin büyük bir çoğunluğu sözlü kaynaklarda olmasına rağmen, az da olsa cönklerde de şiirlerine rastlanmaktadır. Hayatı etrafında teşekkül eden Qurbanî veya Qurbanî Peri hikâyelerinden de onun bazı şiirlerini elde edebiliyoruz.

 

Qurbanî, 16. yüzyıl Anadolu sahasına göre, âşık edebiyatı örneklerinin günümüze kadar ulaşmasında daha şanslı olan bir âşığımızdrr. Bu tanınma sadece Azerbaycan sahasında olmayıp, Anadolu'da da kendisini göstermektedir. Bugün Doğu Anadolu'nun birçok İlinde, ilçesinde, köyünde onun şiirleri sözlü kaynaklarda bilinmekte ve dilden dile, nesilden nesile aktarılmaktadır.

 

Qurbanî şiirlerinde zamanının, sosyal konularım ele almıştır. Devrin hükümdarı Şah İsmail Hataî'ye yazdığı şiirleri bulunmaktadır. Zaman zaman sarayına âşıkları da toplayan Şah İsmail, bunların araşma Qurbanî'yi de dahil etmiştir:

 

Men Haqq aşiqiyem, haq yola mayii

Kitabım Qur'an'dır, olmuşam qayil

Müridim, mürşidim ey Şah İsmail

Derdimin elinden feryada geldim.

 

Şiirlerinde sosyal konuların yanında, tabiattan, iyilikten, doğruluktan da bahseden Qurbanî, zaman zaman ümitsizliğe düşmüş gibi görünürse de kendisini çabuk toplamasını bilir. Lirik şiirlerinde onun dört başı mamur bir âşık olduğunu söyleyebiliriz. Edebî sanatları ustalıkla kullanmıştır.

 

O, halk şiirinin geraylı, koşma ve tecnis dallarında birbirinden güzel şiirler söylemiştir.

 

Şiirlerinde Azeri Türkçesini ustalıkla kullanmış olup, kendisinden sonra gelen pek çok âşığı tesiri altında bırakmıştır.


DOLANA DOLANA 

Alçaq yerden duman qalxar,

Dağı dolana dolana.

Göy üzünü bulud alar,

Mahı dolana dolana.

 

Kimi ağa, kimi nöker.

Nöker olan cefa çeker,

Bülbül ağlar, qan yaş töker,

Bağı dolana dolana.

 

Qurbanî murada yetdi,

Canan geldi burdan ötdü,

Nobat geldi, mana yetdi,

Saqi dolana dolana

 

GÜLE GÜLE 

Girdim yarım bağçasına,

Dedim derdim, güle güle.

Men ona ele müştağam,

Nece bülbül güle güle.

 

Naşı bağban, satma gülü,

Haramdı axçası, pulu,

Küsdürdüm şeyda bülbülü,

Daha gelmez güle güle.

 

Qurbanî'yem ermemişem,

Yar qesrine girmemişem,

Bele cellad görmemişem,

Aldı canım güle güle.

 

ALLATDI MENİ 

Ay ağalar, ay qazılar,

Yar yaman allatdı meni.

El atdrın yarın destine,

Yar kenara atdı meni.

 

Tor qurdum çeşmim gölüne,

İlişti sonam teline,

Düşdüm dil bilmez eline,

Aldı, ucuz satdı meni.

 

Qurbanî'di menim adım,

Adem atadı bünyadım,

Şeş atdım, çahar oynadım,

Axır felek uddu meni.

 

ALDIĞIM 

Seherin dan yeli kimi,

Esme qadasın aldığım!

Menim sebrü qerarımı,

Kesme qadasın aldığım!

 

Bizim bağda gül derginen,

Sıh könlüne, tel hörginen.

Ağ üzden buse verginen,

Esme qadasın aldığım!

 

Qurbanî aşiq üzüne,

Qurbandı ala gözüne,

Baxma yadların sözüne,

Küsme, qadasın aldığım!

 

KENARINDA 

Bugün bir gözelin seyrine vardım,

Elinde şanası, tel kenarında.

Halqa hakja, qıvrım qıvrım çin be çin,

Ondört hörük gördüm bel kenarında.

 

Qapma gelmişem, sayılam, sayıl,

Haqq veren paylara olmuşam qayıl,

Perimin boynunda heykel, hemayıl,

 Le'l  bazubend düzüb qol kenarında.

 

Qurbanî der, menim sözüm düzgündü,

Yar elinden yazıq canım üzgündü,

Baxdım, yarın gözü mene süzgündü,

Bir cüt öpüş aldım, yol kenarında.



YETİNCE

İsteyirsen gelib mene yetesen,

Ayaq götür ta ki yara yetince.

Ömrüm bağçasının gülün dererler,

Dost bağında az kenara yetince.

 

Her iyidin sığındığı başına,

El aparmaq olmaz Haqqm işine,

Suyu gelib çatıb novun başına,

Hesret çekir ta ki, pere yetince.

 

Qurbanî sözlerin yarasta söyle!

Sızildaşır yaram yar, asta söyle,

Bir aç qarın doyur yar az tas eyle,

Nagâh nagâb könüllere yetince.

 

LEBLERİN

Ey gözel, tellerin, yıxdı evimi,

Bürünmüşdü al duvağa leblerin.

Rahat qoymur bir dem xumar gözlerin,

Salmış meni daşa, dağa leblerin.

 

Şe'ri gözel men söylerem şanına,

Olsun varım qurban senin canına,

Men yetimem bir al meni yanma,

Gelsin onda kef damağa leblerin.

 

Şipşirindi dilin, memen yemeli,

Sana Leyli, Esli, Şirin demeli,

Ağ bedende ince bel, gül memeli,

İşıq salıb, al yanağa leblerin.

 

Ter qonçasan, axır xann olmasa,

Bir laçınsan sarı sarın olmasa,

Menim kimi can-nisarm olmasa,

Düşer ol dem çoh sorağa leblerin.

 

Olsun feda mülk ü malım zülfüne,

Çeker meni derd xayalım zülfüne,

Heyran oldum, men a zalim zülfüne,

Qoymur ancaq danışmağa leblerin.

 

Qurbanî der, besdi meni puç etdin,

Aldın ağlım elden, deli gic etdin,

Zehmetimi hem se'yimi heç etdin,

Axır saldı qara dağa leblerin!

 

TELLERNİR

Gece gündüz, vaxit, bivaxit ağlaram,

Çeşmim yaşı Ceyhun olur sellenir,

Yaz mevsimi bülbül dil dil ötende,

Bağ bahçeler nergizlenir, güllenir.

 

Qayıtmak istemez gözüm güzelden,

Qaygımı artıran, derdim tezelden,

Ellerde kaidedir ruzi ezelden,

Güzellerin şamaması ellenir.

 

Merd odur ki, işin tuta merd ilen,

Er istesen kec namerdden er dilen,

Remz anlayan, söz düşünen derd bilen,

Alemlerde şöhretlenir, bellenir.

 

Gönlüm talep edip axtarır yarın,

Halk içre hıfzeder namusun, arın,

Yar yarma günde olsa mukarın,

Gönülü şen olur, ruhi tellenir.

 

Qurbanî'yem dert çekmişem nahanlar

Hayalim seçmekdir sen dek cahanlar

Yanaşsa yüzüne müştaq dehanlar

Nefes değer çığaları yellenir.