Fazlî (Bağdat, ? - Bağdat, 1605)


XVI. yüzyıl Azerî şairlerinden oları Fazlî, Fuzulî'nin oğludur. Bağdat'a yaşamış ve oradaki Azerî şiirinin güçlü temsilcilerinden biri olmuştur. Ahdi Bağdadî "Gülşenü'ş-Şuarâ" adlı tezkiresinde Fazlî'nin Azerî Türkçesi, Arapça ve Farsça şiirler yazdığım, muamma ve tarih düşürmeleri bulunduğunu, aşk ve duygu yüklü lirik şiirlerinin değerli olduğunu belirtmiştir. Onun bazı lirik şiirleri cönkler aracılığıyla günümüze kadar ulaşmıştır.

 

Gazellerinin en önemli özelliği sanatlı dili ve samimiyetidir. Fazlî, Azerî Türkçesiyle müstezatlar yazan ilk şairlerdendir. Halk şiirinin etkisiyle kaleme aldığı koşması dikkate değerdir.Hayatı ve eserleriyle ilgili bilgiler Mühteser Azerbaycan Edebiyyatı Tarihi (Baku 1943, C.l) ve Hamid Arash'nın Büyük Azerbaycan Şairi Fuzûlî (Baku 1958) adlı eserlerinde mevcuttur.


Qazel-1


Merdümleri gözün ki, bulaşdırdı qanlara,

Cellâd imiş ki, yazığı gelmez cavanlara.

Gözlerin gözbebeklerini kana bulaştırdı. Meğer onlar cellat imiş ve gençlere acıması yokmuş.

 

Derd ü qem ü elem çü yüz verdi, ey gönül,

Xoşhâl olub tevâzeh eyle, get hem anlara.

Ey gönül, madem ki dert, gam ve elem sana yüz verdi, mutlu olup tevazu eyler; onlara doğru git.

 

Âh, o periden ayrılalı önce ağladım;

Gözüm yaşıyla seller axar bâğbanlara.

O peri gibi sevgiliden ayrılalı o kadar ağladım ki, gözyaşlarını seller gibi olup bağlara, bahçelere aktı.

 

Zâhid, eğer xetâ ise ol zülfü sevdiyim,

Qebrim içinde yalvarayim qoy ilanlara.

Ey zahid, sevgilinin zülfünü sevmem eğer günah ise sana yalvarıyorum beni kabrimde yılanlar içinde bırak.

 

Ey Fazlî, söyle derdin bir xezef itirmezem,

Qanh yaşımla yazım anı bir bir divanlara.

Ey Fazlî Derdini söyle, bir harfini bile kaybetmem, unutmam. Kanlı gözyaşlarımla onu bir bir divanlara yazayım.


Qazel-2


Sebrim tükendi, möhnete qatlana bilmezem

Su başdan aşdı, eşq oduna yane bilmezem.

Sabrım tükendi, sıkıntılara katlanamıyorum. Gözyaşlarımın suyu başımdan aştı, bu yüzden aşk ateşiyle yanamıyorum.

 

Sen serv boylu dilberi tek etmezem eğer,

Ömrüm budağı cövr ile utana bilmezem.

Senin gibi servi boylu dilberi terk edip de ömür boyu bu hatayla utanmak istemem.

 

Yarın başına ay ile gün peyke çevrilir,

Ol şem'e menden özgeni pervane bilmezem.

Ay ile güneş, sevgilinin başı etrafında uydu gibi dönse de o mum gibi sevgiliye benden başka pervane tanımam.

 

 

Âlem bilir ki, şol senemi sevmişem, reqib

Başım gederse men bu işi dana bümezem.

Ey rakip, bütün dünya benim o güzel sevdiğimi bilir. Başım gitse de ben bu durumu saklayamam.

 

Vergil bu Fazlı kamu... ferdâye qoymagil

Yoxdur vefası Ömrümün, inane bilmezem.

Bu Fazlî'ye isteğini ver, yarma bırakma. Çünkü ömrün vefası olduğuna inanmıyorum.


Qazel-3

 

Buldum saçında leylerü'1-esrâ xeberîerin,

Sordum lebinde mö'ciz-i İsâ xeberlerin.

Saçında miraç gecesinin haberlerini buldum. Dudaklarından ise Hz. İsa'nın mucize haberlerini sordum.

 

Bâd-i sebâya zülf peyâmm getir dedim

Geldi, getirdi başıma sevda xeberlerin.

Sabah rüzgârına "zülfle ilgili haberler getir" dedim. Geldi ve başıma sevda haberleri getirdi.

 

Mecnûn oturdu, iller ile baxdı yollara,

Bir kimse doğru vermedi Leylâ xeberlerin.

Mecnun oturup yıllar yılı yollara baktı. Hiç kimse ona Leyla ile ilgili doğru haberler vermedi.

 

Dîdâre tâqet ede bilir misen, ey gönül,

Eşitmedin mi nûr-i tecellâ xeberlerin.

Ey gönül! Sevgilinin yüz güzelliğine dayanabilir misin? Hiç tecellî ışığıyla ilgili haberleri duymadın mı? (Nûr-i tecellâ'dan kasıt Allah'ın açıkça belirmesi, tecellisidir)

 

Kipriklerin ki, leşkerini yığdı bir yere,

Ol saldı Fazlî canına qovqâ xeberlerin.

Kirpiklerin askerlerini bir tarafa yığdı. Böylece Fazlî'nin canına kavga haberleri gönderdi.