Halîlî (?-İznik,1485)


XV. yüzyıl Azerbaycan şiirinin tanınmış temsilcilerinden biri de Halilî'dir. Azerbaycan'da doğmuş, tahsil görmüş ve şair olarak yetişmiştir. O da pek çok Azerî şairi gibi Fatih Sultan Mehmet devrinde Türkiye'ye gelmiş, ömrünün kalan yıllarını burada geçirmiştir. Şair, Türkiye'de iken daha çok İznik'te hayat sürmüştür, "Firakname" adlı eserini de 1471-1472 yıllarında burada kalem almıştır. 1485 yılında İznik'te vefat etmiştir. Tasavvufa ve özellikle Hurufîliğe meyletmiştir. Zamanında İznik'te kendisine ait bir tekkesi varmış. Eserlerinde Nesimî etkisi açık olarak görülmektedir. Onun şiirinde de Nesimî'de olduğu gibi insancıl duygu ve düşünceler Hurufîlik görüşleriyle birlikte göze çarpar. Mesnevisi ve şiirleri henüz yayımlanmamıştır. Verilen şiir örnekleri İsmail Hikmet'in "Azerbaycan Edebiyatı Tarihi" adlı eserinden alınmıştır.


 Qazel-1

 Kim ki, sen şâhın camâlı eydine qurbân olur,

Siqletinden qurtulur cismi, ser-â- ser cân olur.

Kim, senin gibi bir padişahın bayram güzelliğine kurban olsa insanın vücudu ağırlıktan kurtulur ve baştanbaşa ruh olur.

 

Ol gedâ kim, xâk-i dergâhin qılar kehl-i beser,

Rûyet-i eşya kemâhi eynine âsân olur.

O dilenci, dergahının toprağını gözüne sürme ederse eşyayı görmek gözüne kolay gelir.

 

Zâhidâ, gel Âdem-i xâkîyi inkâr etme kim,

Âdem-i xâkîyi inkâr eyleyen şeytân olur.

Ey kaba sofu! Gel topraktan yaratılmış olan Adem'i inkâr etme. Çünkü topraktan yaratılmış Hz.Âdem'i inkâr eden şeytandır. (Âdem sözü hem insan, hem de Hz.Âdem anlamındadır).


 Qazel-2 

Ey bilen Heqq'in sifâtın sirr-i esması nedir,

Yâ bu esmadan murâd olan müsemmâsı nedir?

Ey Hakk'ın özelliklerini bilen kişi, onun isimlerinin sırrı nedir? Peki ya bu isimlerden asıl anlaşılması gereken isimlendirme nedir?

 

Çün ibâdet Heqqedir, me'bûd bir Heqqdir haman,

Müslimânın mescidi, gebrin kelîsâsı nedir?

Madem ki ibadet Hakk'adır ve tapılacak olan yalnız bir Hak'tır. O halde Müslüman’ın mescidi, Zerdüşt’ün kilisesi nedendir?

 

Zahir ü batinde çün mövcûd Heq'den özge yox,

Yâ bu mövcudatın ara yerde qövqâsı nedir?

Madem ki gerçekte ve görünürde Hak'tan başka varlık yoktur. O halde bunca varlığın ara yerde yaptıkları kavga nedir?

 

Çünki Heqqin zâtın isbat edemez erbâb-i eql,

Aşiq-i Heqbin ile her demde de'vöası nedir?

Madem ki akıl sahipleri Hakk'ın zatını ispat edemez, o halde Hakk'ı bilen aşıkla her zaman davası nedir?

 

Yazılırken sûret-i eşxâs her dem müxtelif,

Müttefiq olduğu envâin heyulası nedir?

Her zaman kişilerin yüzleri çeşit çeşit yaratılırken birleşik olduğu çeşitlerin maddesi nedir?


 Qazel-3

 Men ki dervişem, gedâyem, pâdişah-i âlemem,

Rûh-i bîrengem egerci renge geldim âdemem.

Ben dilenciyim, dervişim; ancak alemin padişahıyım. Renksiz bir ruh idiysem de insan olarak renkli yaratıldım.

 

Şeş cehetle çâr unsurdur meni fâş eyleyen,

Yoxsa men gencine-yi vehdetde mâ-i mübhemem.

Beni açığa çıkaran altı yönle dört unsurdur. Aslında ben birlik hazinesinde şekli belirsiz bir suyum.

 

Ümmühât ile çehar âbâye dutdumsa xelef

Âlem-i tehqîqe baxsan, cümlesinden eqdemem.

Kırk baba ile anneye oğul oldumsa da gerçek aleme bakarsan hepsinden önce var olduğumu görürsün. 

 

Söyleyen Heq'dir menim dilimde her dem, yoxsa men

Çâr ünsürden mürekkeb bîlisân-i ebkemem.

Benim dilimde konuşan her zaman Hak'tır. Aslında ben dört unsurun birleştiği konuşma bilmeyen bir dilsizim.

 

Ey Xelîlî, çün her iş tegdîr elinden işlenir,

Fâriğem dünyâ vü üqbânın qeminden bî-qemem.

Ey Halîlî, madem ki her iş Allah'ın takdiriyle işlenir. Ben de dünyanın ve ahretin üzüntüsünden uzak bir gamsızım.