İzzeddin Hasanoğlu (? - 1260-61)



Şeyh İzzeddin Hasanoğlu, Azerbaycan edebiyatı tarihi'nde anadiliyle güzel şiirler yazmış ilk şair olarak bilinmektedir. Şeyh Cemaleddin Zakir'in müridi olan şairin H. 658 (M.1260.1261) yılında öldüğü kaydedilmektedir. Bu da Hasanoğlu'nun XII. yüzyılın sonlarında doğduğunu ve gençlik döneminin Nizami'nin ihtiyarlığına rast geldiğini göstermektedir. Esferainî mahlâsıyla tanınan şairin eserleri Azerbaycan'da çok yaygın imiş. Ancak şimdi ikisi Azerî Türkçesi, biri de Farsça olarak üç şiiri bilinmektedir. Bu şiirlerden de Hasanoğlu'nun hem Farsça, hem de Azerî Türkçesi ile dikkate değer eserler vermeye muktedir bir sanatçı olduğunu anlamaktayız.


Qazel-1


Apardı könlümi bir xoş qemer yüz canfeza dilber.

Ne dilber? Dilber-i şâhid. Ne şâhid? Şâhid-i server.

Bir hoş ay yüzlü, hayat verici dilber gönlümü aldı. O dilber; sevgili ve güzel bir dilber, o sevgili ve güzel; sevgililerin en ileri geleniydi.

 

Men ölsem sen büt-i şengül, sürâhî, eyleme qülqül.

Ne qülqül? Qülqül-i bade. Ne bade? Bâde-yi ehmer.

Tapılacak kadar güzel ve şen olan sevgili, ben ölünce şarap şişesiyle gürültü etme. Bu gürültü bade gürültüsü, bade ise kırmızı badedir.

 

Başımdan getmedi herqiz senünlen içtigüm bade.

Ne bade? Bâde-yi mesti. Ne mesti? Mesti-yi sâğer.

Seninle içtiğim bade, hiç aklımdan çıkmadı. O bade, sarhoşluk badesiydi. O sarhoşluk, kadeh sarhoşluğuydu.

 

Şehâ şirin sözün qılur Misirde bir zaman kâsid.

Ne kâsid? Kâsid-i qiymet. Ne qiymet? Qiymet-i şekker.

Ey Şah, tatlı sözün bir gün Mısır'da bile geçmez olur. Bu geçersiz söz, kıymette geçersizdir. Bu kıymet ise şeker kıymetidir.

 

Tutuşmayınca der ateş belürmez xislet-i enber.

Ne enber? Enber-i sûziş. Ne sûziş? Sûziş-i mecmer.

Anberin özelliği ateşte tutuşmayınca ortaya çık-maz. Bu anber, yakıcı anberdir ve bu yanma da buhurdan yanmasıdır.

 

Ezelde canım içinde yazıldı sûret-i me'ni,

Ne me'ni? Me'ni-yi suret. Ne suret? Sûret-i defter.

Mânâ sureti ezelden canım içine yazıldı. Bu mânâ, suret mânâsıdır ve bu suret de ezelden her şeyin yazıldığı defterin suretidir.

 

Hesenoğlu sana gerçi duâçidir, veli sâdiq.

Ne sâdiq? Sâdiq-i bende. Ne bende? Bende-yi çâker.

Ey Hasanoğlu, sana sadık olan duacıdır, ancak sadık olan kölenin sadığıdır ve köle de kölenin kölesidir.


 

Qazell-2

 

Necesen, gel, ey yüzü ağum benim?

Sen eritdin adlara yağum benim.

Nasılsın, gel ey beyaz yüzlüm benim. Benim yağımı ateşlerde sen erittin.

 

And içerem senden artıq sevmeyem,

Senin ile xoş keçer çağum benim.

Senden başkasını sevmemeye ant içerim. Benim çağım, senin ile hoş geçer.

 

Hüsn içinde sana mânend olmaya,

Esli yuca,könlü alçağum benim.

Aslı yüce, alçak gönüllü sevgilim; güzellikte senin benzerin yoktur.

 

Al elimi ireyim meqsûdime,

Qoyma yürekde yana dağum benim.

Al elimi ki maksadıma ereyim. Bırakma ki, yüreğimdeki yaram yanmasın.

 

Sen reqîbe sirrini fâş eyledin,

Anunile oldu şiltağum benim.

Sen rakibe sırrını açıkladın. Onunla birlikte benim bir mızıkçım oldu.

 

Qışladım qapunda itlerün ile,

Oldu kûyin üste yaylağum benim.

Kışın kapındaki köpeklerle yaşadım. Köyün, benim yaylam oldu.

 

Ben ölücek yoluna gömün beni,

Baxa dursun yara toprağum benim.

Ben ölünce onun yoluna gömün ki toprağım bari yâre baksın.

 

Toprağımdan bite hesretle ağaç,

Qıla zari cümle yaprağum benim.

Toprağımdan hasretle ağaç yeşersin ve bütün yaprakları ağlayıp inlesin.

 

Bu Hesenoğlu senin bendendürür,

Anı redd etme yüzi ağum benim.

Bu Hasanoğlu, senin kölendir. Benim ak yüzlüm, onu reddetme.