Şahî (XV. - XVI. .Yüzyıl)


Şahî, XV. asrın sonlarıyla, XVI. asrın başlarında yaşamış ve eserler vermiş sanatçılardandır. Doğum ve ölüm tarihi belli değildir. Sanatının ilk zamanları Şah İsmail Hatâî dönemine rastlar. Şahî mahlasını da Şah İsmail'e olan saygısından dolayı almıştır. 1514 Çaldıran Savaşı sonunda devrinin pek çok ilim ve sanat adamı gibi o da Türkiye'ye götürülmüş, sanatını orada devam ettirmiştir. Güçlü bir şiir kabiliyetine ve orijinal bir üslûba sahip olan bu Azerbaycan şairinin eserleri bir bütün hâlinde toplanıp yayımlanmamıştır.


Qazel-1

 

Sünbülün yanında her su çeşm-i cadûlar mıdır?

Yâ kemend ile tutulmuş vehşi âhûlar mıdır?

Sümbül gibi saçının iki tarafındakiler büyülü gözlerin mi, yoksa kementle tutulmuş vahşi ceylanlar mıdır?

 

Yaylar mıdır qurulmuş asılu her gûşeden

Ya qezeble çatdığm peyveste ebrular mıdır?

Her köşede asılı kurulmuş yaylar mı, yoksa öfkeyle çattığın ve birbirine bitişmiş kaşların mıdır? 

 

Qaşm altında iki çeşmindi yaslanmış yatar,

Ya bir eyvan içre yatmış iki sayrûlar mıdır?

Kaşının altında iki gözün yaslanmış yatar. Acaba bunlar bir eyvan içinde yatmış iki hasta mıdır?

 

Şet midir, Qülzi midir, ya âb-i Ceyhun, yâ Ferat,

Hesretinden her dü çeşmimden axan cûlar mıdır?

Senin ayrılığından dolayı her iki gözümden akan yaşlar; Şat, Kûlzi, Ceyhun veya Fırat nehirleri midir?

 

Görgecin bağlandı çeşmim iki xoşbû sünbüle,

Türre-yi enberfeşânın açdı, der, bular mıdır?

Gözüm görünce iki hoş kokulu sümbül gibi saçına bağlandı. Anber kokusu saçan alın saçın açtı, diyorlar, bunlar mıdır?

 

Baş çıkarqan her teref güller midir fesl-i bahar?

Ya fena dünyâda xâk olmuş perî-rûlar mıdır?

İlkbahar mevsiminde her tarafta biten güller midir? Ya da bunlar geçici dünyada toprak olmuş peri yüzlü sevgililer mi?

 

Bilmen, ey Şâhî, senin yârındır ancaq tündxu,

Yoxsa xublar barcası ha böyle bedxûlar mıdır?

Ey Sahi, bilmem bu sert huylu senin sevgilin midir; yoksa bu iyiler parçası sevgililer, böyle kötü huylu mudur?


Qazel-2

 

Qönçe-yi gül bülbülün qesdine peykân eylemiş,

Qönçe açılğan gülü yüzüne qalxân eylemiş.

Gül goncası, bülbülü öldürmek için ok atmış. Gonca, açılan gülü yüzüne kalkan yapmış.

 

Qönçenin peykânın tiz etmek içün şâx-i gül

Cismini başdan ayağa şekl-i sühân eylemiş.

Güllerin şahı, goncanın okunun ucunu keskinleştirmek için vücudunu baştan ayağa törpü şekline sokmuş.

 

Gül erûsun sübhdem bülbül nigah etmiş meğer,

Kim, yüzün yaşıl duvaq altında pünhân eylemiş.

Gül kumaşını, bülbül sabaha kadar seyretmiş. Meğer gül yüzünü yeşil duvak altına gizlemiş.

 

Dehr ârâ her bir pozuq divar görsen şöyle bil,

Bir Süleyman mülkidir, çerx ânı vîrân eylemiş.

Dünyada yıkık bir duvar görürsen bil ki, bu Süleyman ülkesindedir ve felek onu viran etmiştir.

 

Mehrine aldanma, Sahi, bu feleyin kim, günü

Göye yetgirmiş, yene xâk ile yeksan eylemiş.

Ey Sahi, bu feleğin sevgisine aldanma. Çünkü güneşi önce göğe çıkarmış, sonra yine toprakla bir etmiştir