Şeyh İbrahim Gülşenî (Berde, 1427 - Mısır, 1533)


Şeyh İbrahim bin Mehemmed bin Şehabeddin Gülşenî XV. yüzyılın tanınmış şairlerinden biridir. 1427 yılında Berde'de doğmuş, daha küçük yaşlarda iken kabiliyetiyle yaşıtlarından farklı olduğunu göstermiştir. Gençliğinde Berde'den Tebriz'e gelmiş, burada Dede Rövşenî'nin talebesi olmuştur. Halvetiye tarikatının önde gelen temsilcilerinden olan Rövşenî, daha sonra bu tarîkatın Rövşenîye kolunu kurmuştur. Yüzyıldan fazla bir ömür sürmüş olan şair 1533 yılında Mısır'da vefat etmiştir. Gülşenî'nin sanatında Azerî Türkçesi, Farsça ve Arapça yazdığı divanlar, Mesnevi-yi Hafî ve Raznâme adlı mesneviler önemli yer tutmaktadır.


Qazel-1

 

İsteyüp derdine eşqine bulmazam andan deva,

Ne qederdür yaşuma çün bilmezem andan qezâ.

 Dertlerime ondan deva isterim, ancak aşkına derman bulamam. Onun bana ne kadar uzun ömür verdiğini bilmiyorum.

 

Bir nefesde yüz belâsın çekmedin eşqin nedim?

Çün usanmaz könlüm anden çeküben yüz bin belâ.

Bir nefeste aşkın yüzlerce belâsını çekemedin, ne yapayım? Halbuki gönlüm ondan yüz bin belâ çektiği hâlde usanmaz.

 

Gün kimi yüzüm sürüben her qapudan isterem,

Sevdiğimin izi tozun gözime kehl-i cila.

Güneş gibi yüzümü sürdüğüm her kapıdan sevgilimin ayağının tozunu gözlerime parlak sürme olarak isterim.

 

Alalı könlümi vermez bir perîpeyker nedim?

Çün könül nede, diler kim canımı daxı ala.

Bir peri yüzlü gönlümü aldığından beri geri ver-mez, ben ne yapayım? Gönül ne yapsın, canımı da alsın ister.

 

Nâsehim terk-i hevâ deyübeni ögüb verer,

Bilmezem terkünden alın nedür anunçun hevâ.

Nasihat edenler; hevesi, arzuyu ter ket diye öğüt verirler. Bilmiyorum ki, benim arzuları terk etmemden onun ne faydası olacaktır?

 

Gireli meydân-i eşqe başumu top etmişem,

Kim çalub çövkan diler ardına düşüp qova.

Aşk meydanına gireliden beri başımı top yapmışım. Sevgili de çevken değneğiyle başıma vurup kovalamak ister.

 

Rövşenî perverdesidir. Gülşenî anun içün,

Gün kimi rövşen görünür âleme andan ziya.

Gülşenî, Rövşenî tarafından terbiye edilmiştir. Onun için dünyaya ondan yayılan ışık, güneş gibi parlak görünür.


Qazel-2

 

Ağlamaqdan gülmez imiş şâd olub bir dem qerib,

Fikri zikri olubanu derd ile ney dem qerib.

Garip, bir an bile mutlu olmaz, ağlamaktan gül-meye imkân bulamazmış. Garibin fikri zikri dertle ney çekmekmiş.

 

Vay eğer hesretle verem canımı âxır nefes,

Görmeden sevdüklerimi dünyâdan gedem qerib.

Eğer son nefesimi de hasret içinde verirsem ve sev-diklerimi görmeden dünyadan gidersem, yazıklar…

 

Sevnişür xelqi cehânun ay görüb bayram içün

Yaslu kimi qayğuludur movt ile ol dem qerib.

Halk, ayı gördüğünde bayram geldi diye sevinir. O an bile garip, ölüm varmış gibi kederli ve yaslıdır.

 

Dönüben sâhib-ezâye ün çeküben derd ile

Gözlerinden axıdırmış yaş yerine dem qerib.

Garip, işkence çekerek âh edince gözlerinden yaş yerine kan akıtırmış.

 

Ya ilâhî, Rövşenîden ayru zar-i hüzn ile

Gülşenî kimi cahanda olmasun âdem qerib.

Ey Tanrım! Rövşenî'den ayrı ağlayıp sızlamakla hiç kimse Gülşenî gibi garip olmasın.


 
Qazel-3

 

 Bilmezem kim, ne beladur başıma sevdâ-yi eşq,

Arturub eksilmez başımdan dem-be-dem qovğa-yi eşq.

Bu aşk, başımda nasıl bir belâdır, bilmiyorum. Aşk kavgası başımdan hiç eksilmez, her an artar. 

 

Çıxalı sevdası eşqün başıma zikrim budur

Ün çeküp zarlığilen vây eşq, ey vây eşq.

Aşk başıma düşeli âh çekip ağlayarak "vay aşk, eyvah aşk" sözlerini söyler dururum.

 

Görmedim Mecnûn bîxud-valeh ü aşüfte hal

Olduğun buncılayın bir daxi şeydâ-yi eşq.

Mecnûn gibi kendinden geçmiş çılgın ve serseri görmedim. Böyle bir aşk çılgınını bir daha görmedim.

 

İsteyüb derdine derman kim bilür eşqün dilün

Çünki ol derde deva bulunmaz illah vây eşq.

Derdine derman isteyenler aşkın dilinden anlamaz. Çünkü aşk denilen derde vallahi derman bulunmaz.

 

Çekmedi eşqün belâsın mübtelâ olub demek

Ola her nâdân-i bîxes arif ü dânâ-yi eşq.

Demek ki, aşk belâsına tutulup bu belâyı çekmemiş. Eğer çekseydi her cahil ve kendini bilmez kişi, aşk konusunda bilgili ve anlayışlı olurdu.

 

Rövşenînün eşqi ile, Gülşenî, değil bana,

Kim olupdur sencileyin bir daha rüsvâ-yi eşq.

Ey Gülşenî! "Rövşenî'nin aşkıyla senin gibi aşk rezili olan başka biri var mı?" bana söyle.


Qazel-4

 

Nedür keyfiyyetin eşqün bilmek olmaz,

Çü keyf ile yüzini görmek olmaz.

Aşkın özelliklerinin ne olduğu bilmek ve zevk içinde onun yüzünü görmek mümkün değildir.

 

Gören bîkeyf iken keyfi eşqün,

Nedür keyfini anun söylemek olmaz.

Aşkı gören, tadan kişinin neşesi kaçarken aşkın özelliklerini söylemek olmaz.

 

Yoğ iken var olan bilür nedür eşq,

Nedim kim yogi var eylemek olmaz.

Yokken var olan aşkın ne olduğunu bilir. Ne yapayım ki yoku var etmek mümkün değildir.

 

Dilün dil dilesen eşqün terîqin.,

O yole dilmeden dil girmek olmaz.

Aşkın yolunu eğer gönlün isterse bil ki, o yola gönül parçalamadan girmek mümkün değildir.

 

Öle ger eşq ile olmazden öndin,

Deme olmaden öndin ölmek olmaz.

Eğer aşk yüzünden murada ermeden önce ölürse "olmadan önce ölmek olmaz" deme.

 

Görek eşqün yoline xeyri temkin

Ki, ol yol talibine irmek olmaz.

Aşkın yolunda epey tedbir almak gerekir. Çünkü o yolun yolcusuna, menzile varmak mümkün olmaz.

 

Nedim, ey Gülşenî, Aydın eline

Ziyâ-yi Rövşenî'siz girmek olmaz.

Ey Gülşenî! Ne yapayım ki, Aycun vilayetine Rövşenî'nin ışığı olmadan girmek mümkün değildir.


 
Qazel-5

 

Eşqe könül vermeyen cân ile âşiq midir?

Kizble her müddet de'vîsi sâdiq midir?

Aşka gönül vermeyen, candan âşık sayılır mı? Yalandan iddia sahibi olan herkes sözüne sadık olur mu?

 

Eşqe könül vermiyen, sevgilü cân almıyan,

Yoxluq ile gelmiyen, varlığa lâyiq midir?

Aşka gönül vermeyen, kıymetli canını feda etmeyen, yokluk ile gelmeyen kişi; varlığa lâyık mıdır?

 

Eşqi selâh edüben, zehrü felah etmiyen

Tâlehi terk edüben salehe lâyiq midir?

Aşkı bağlayarak acıları serbest bırakan, yani aşka ve acılara katlanmayan; yaramaz ve kötü şeyleri terk edince iyi şeylere lâyık olur mu?

 

Eşq ile me'râcuni qılmiyana, ey seni,

Derem eşitgil bunu lahaqqe sâbiq midir?

Ey sevgili! Aşk ile göklere yükselmeyene "Ey sen! Bunu işit! Geleceğe geçmiş denir mi?"derim (Miraç hadisesinin geçmişteki bir olay değil, gelecekte olacak bir olay değerlendirilmesi var.)

  

Eşq ile sayruluqun bilmiyene sağlığun

Soraram etsün mübin teyb ile hâziq midir?

Aşk yüzünden hastalığını bilmeyene sağlığını sorarım. Belirli ilaçlarla tedavi olacak mı? Onu söylesin.

 

Müşkülümü sürerem, sanma düşem, yürerem,

Ebd-i hevâçün derem, bendeye xâliq midir?

Engelleri, zorlukları geçerim; sanma ki düşerim; yürürüm. Hevesleri ve arzuları için köle olanlara "Tanrı mısınız?" derim.

 

Rövşenînin Gülşenî, eşqine cân vermiyen,

Leyliye Mecnûn olub, Ezrâye Vamiq midir?

Ey Gülşenî! Rövşenî'nin aşkına aşkına cân vermeyen, Leylâ'ya Mecnun, Azıra'ya Vamık gibi olabilir mi?